Yeni iPad mini’nin performans sonuçları açıklandı: Geekbench verileri
Yeni iPad mini, yalnızca tek çekirdek performansında iPad Pro’yu geride bıraktı. Cihazın tek çekirdek puanı 3.879, M5 işlemcili 13 inç iPad Pro’nun 3.580 olan puanından yaklaşık %8 daha yüksek. Çoklu çekirdek performansında ise iPad Pro, 15.126 puanla iPad mini’nin 9.870 puanına kıyasla %53 oranında bir farkla önde yer alıyor.

Yeni iPad mini, 12GB RAM ile donatılmış

Geekbench sonuçları, daha düşük donanım özelliklerine sahip bir modeli göstermektedir. Listede yer alan A20 Pro işlemci, ikisi performansa, üçü ise verimliliğe odaklı olmak üzere toplam beş CPU çekirdeğine sahiptir ve performans çekirdekleri 4.93 GHz hızında çalışmaktadır. Apple’ın teknik detaylarına göre bu yapılandırma, 128 GB ve 256 GB depolama alanına sahip modellerde mevcut; sadece 512 GB’lık modelde altıncı bir çekirdek bulunmaktadır. Önceki nesille karşılaştırıldığında yeni iPad mini, tek çekirdek performansında %47, çok çekirdek performansında ise %39’luk bir artış göstermektedir. Tam altı çekirdeğe sahip iPhone 18 Pro Max ile karşılaştırıldığında ise tek çekirdek performansında yaklaşık %4, çok çekirdek performansında ise yaklaşık %14 geride kalmaktadır; bu da eksik olan çekirdeğin etkisini ortaya koyuyor.

iPad Pro’dan daha hızlı ancak yalnızca tek çekirdekte

Daha büyük tabletlerle yapılan karşılaştırmalar oldukça dikkat çekici. Tek çekirdek performansında iPad mini, mevcut iPad Pro’nun yaklaşık %8, iPad Air 13’ün ise %21 önünde yer alıyor. Ancak tüm çekirdekler aktif hale geldiğinde durum tamamen değişiyor: iPad Air çoklu çekirdek performansında %29, iPad Pro ise %53 oranında daha hızlıdır.

Ayrıca tek Geekbench testinin cihazın uzun süreli performansı veya ısınma durumu hakkında hiçbir bilgi vermediğini de belirtmek gerekir. Performans testlerinin göz ardı ettiği bir diğer konu ise tabletle ilgili ikinci bir tartışma noktasıdır: OLED ekran 60Hz hızında çalışırken, 120Hz’e kadar destek sunabilen ProMotion teknolojisi yalnızca iPad Pro modellerine özgüdür. Apple Başkan Yardımcısı Dave Pakula, “Ekran deneyimi tek bir teknik özelliğe indirgenemez; OLED teknolojisi piksellerini LCD’ye kıyasla on kat daha hızlı değiştirebiliyor, bu da hareket bulanıklığını önemli ölçüde azaltıyor.” şeklinde ifade ediyor. Bu açıklama doğru olsa da, daha yüksek yenileme hızının eksikliğinin yerini tutmuyor; zira kullanıcı ekran kaydırdığında veya Apple Pencil ile çizim yaptığında yine saniyede 60 karelik bir görüntüyle karşılaşmaktadır.